Sedef Tedavisi - Sedef Tedavisi - Medical Park

Sedef Tedavisi

sedef tedavisi
Sedef hastalığının kesin tedavisi ne yazık ki bulunmamaktadır. Kullanılan ilaçlar hastalığı kontrol altına almakta fakat nüksleri engellememektedir. Hastalara öncelikli hastalıkları hakkında bilgi verilmelidir. Hastalığın tedavi edilebileceği fakat tekrarlayabileceği bilgisi verilmelidir. Sedef hastalığının seyri çok değişkendir. Bir yıl ila 50 yıl arasında hastalık aktivitesinin bulunmadığı dönemler bildirilmiştir. Hastaların düzenli takipleri gerekir.

Sedef hastalığının tanısı, uzman dermatologlar tarafından konulmalı ve uzun dönem takibi yapılmalıdır. Sedef romatizması hastaları romatizma uzmanları ile birlikte takip edilir. Tanıda etkili olan tipik bir laboratuar bulgusu yoktur. Tanıda klinik görünüm yeterlidir, şüpheli vakalarda tanıyı doğrulamak amacıyla patolojik inceleme yapılır. Dermatoloji uzmanları klinik muayene ile kolaylıkla tanı koyabilir. Hastalığın teşhisi için özel bir kan testi yoktur. Bazı şüpheli vakalarda deri biyopsisi tanıyı kolaylaştırır.

Hastalığın tedavisi; hastanın yaşı, hastalığın yerleşim alanı ve hastanın geçmişte kullanmış olduğu tedavi yöntemlerine göre değişkenlik göstermektedir. Hafif vakalarda harici tedaviler uygulanmakla birlikte daha şiddetli vakalarda fototerapi ve sistemik tedavi yöntemlerine başvurulur:

Sedefte Harici Tedavi

Harici tedavi şemasında öncelikli deri yapısının bütünlüğü hedef alınmalıdır. Hastada cilt kuruluğu varsa tedavi edilmelidir. Cilt kuruluğu hastalığı azdırıcıdır. Kişiler banyoları çok kaynar sularla yapmaktan kaçınmalıdırlar. Cildi kurutmayan sabunları tercih etmelidirler. Kişinin cilt yapısına uygun shea yağı, ozon yağı, hyarülonik asit, üre, omega 3,6,9 gibi temel yağ asitleri içeren nemlendiriciler ile cildin nemlenmesi sağlanmalıdır. Nemlendiriciler düzenli kullanılmalıdır.

Yüzeyde bulunan kepekleri ortadan kaldırmak amacıyla deriyi inceltici ilaçlar öncelikli kullanılır. Özellikle salisilik asit tercih edilir. Tedavi edilecek alanın büyüklüğüne göre %2 ila %10 arasında salisilik asit içeren preparatlar kullanılır. Deriyi incelten bu ilaçlar tedavi edici ilaçların etkisinin kolaylaşmasını sağlayacaktır. Deri inceldikten sonra tedavi edici özelliği olan ilaçlara geçilir.

Saçlı deride bulunan sedef lezyonları medikal şampuanlar ile kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu şampuanlar içinde genelde etkin madde olarak katran, salisilik asit, selenyum sülfit, zinc piritrion yer almaktadır.

Tedavide ilk seçenek olarak steroidler kullanılır. Kortizon içeren ve dıştan uygulanan bu ürünler sedef lezyonlarının kısa sürede sönmesini sağlar. Hastanın yaşına ve sedefin yerleştiği bölgeye göre kortizonlu olan ilacın seçimi yapılmaktadır. Kortizonlu ilaçlar krem, pomad ya da losyon şeklindedir. Saçlı deri sedeflerinde losyon şeklinde ilaçlar uygunken, kuru bölgelerde pomadlar tercih edilmelidir. Yüz gibi ince bir deri bölgesinde tercih edilecek kortizonlu ilaçla, ayak taban gibi kalın deriye uygulanacak kortizonlu ilaç aynı değildir. Kısa sürede kullanılmaları ve lezyonlar sönünce sonlandırılmaları gerekir.

Tedavide diğer kullanılacak ilaç grubu D vitamini türevleridir. D vitamini türevi olan kalsipotriol, kortizon grubu ilaçlara göre etkilerini daha yavaş gösterir. Fakat kortizon grubu ilaçlarda görülen yan etkiye sahip değildirler. Gebe kadınlar ve çocuk hastalarda D vitamini türevleri özellikle tercih edilirler. Piyasada kortizonlu ilaçla, kalsipotriolü birlikte içeren preparatlar da bulunmaktadır. Bu preparatları hastalar hekimlerinin tarif ettiği şekilde kullanmalıdır.

Işın tedavisi de sedef tedavisinde kullanılan bir diğer yöntemdir. Orta derecede sedef hastalarında önerilir.

Sedefte Sistematik Tedaviler

Sistemik tedaviler; yaygın sedefi olan, harici tedavilere yanıt alınamayan hastalara önerilmektedir. Retinoidler, siklosporin, metotreksat ve biyolojik ajanlar bu amaçla kullanılır. Özellikle sedef romatizmasında sistemik tedavi gerekmektedir. Kullanılan sistemik ajanın çeşidine göre yan etki profili değişmektedir. Belirli aralıklarla sistemik tedavi alan hastaların takip edilmeleri gerekir. Hastanın yaşı, başka sistemik hastalığı bulunup bulunmadığı, önceden kullanmış olduğu tedaviler, kullanmış olduğu diğer ilaçlar seçilecek ilacı belirleyicidir.

Son yıllarda sistemik tedavilere dirençli ve bu tedavileri tolere edemeyen şiddetli sedef hastalarında biyolojik ajanlar kullanılmaktadır. Biyolojik ajanlar hayvan dokusu veya rekombinan DNA teknikleri ile üretilen ve farmakolojik etkiye sahip proteinlerdir. Bağışıklık sistemini baskılayarak etkilerini gösterirler. Biyolojik ajanlar diğer tedavilere göre biraz daha pahalı olup, tedavi süresince enfeksiyon açısından dikkatli olunması gerekir. Şiddetli, diğer tedavilere yanıt vermeyen, özellikle eklem tutulumlu sedef hastalarında biyolojik ajanlar faydalıdır. Biyolojik ajanlar oral tedavi şeklinde alınamazlar.